5 Aralık 2012 Çarşamba

Kayıp Zaman Maya, Jülyen ve GregoryanTakvimleri ve 2012

Kayıp Zaman Maya, Jülyen ve GregoryanTakvimleri ve 2012


Konu, her ne kadar çok popüler olsa da, bir o kadar da karmaşık aslında ve gayet sulandırılmış çorba edilmiş vaziyette… İtinâ ile kaçınmaya çalıştım ama 2012′yi seyredince bu kadar incelediğim ve bildiğim mevzuuyu yazmaya karar verdim… Dolayısıyla, biraz karmaşık, alt-okumaları bol ve muhtemelen 1-2 yazılık bir dizi gibi de olabilir. Yalnız sizlerden okumaya başlamadan önce bildiklerinizi unutmanızı ve yazıyı ”dinlemenizi” rica ediyorum…

Yazı için ön-kılavuz:
1- Bugünün ”Gerçek Tarihi” 1 aralık 2011 değil…
2- Henüz İstanbul-Konstantinapol yıkılmadı…
3- Marduk gelecek fakat şu andaki Takvim ile 2012′de değil…
4- Bu dünyanın göreceği 7. yıkım, 7. Kıyâmet olacak…
5- Obama’dan Armegeddon’a diğer kehânetlere de bakacağız.
6- Mümkün olduğunca basit ve karmaşıklaştırmadan anlatacağım.

2012, teknolojik olarak dahi kötü bir film, tamamen ticari kaygılarla ama çok da aceleye gelmiş sığ ve yanlış bilimsel teoriye dayanan bir yapım. Dolayısıyla, onu bir kenara atalım.

Maya Takvimi’nin Son Günü, yani 21 Aralık 2012 benim için tartışmalı bir konu, neden derseniz, biz Maya Takvimi’ni bugünkü Takvim’imizle tarihliyoruz.

Halbuki, Takvim ve buna bağlı olarak tarihlememiz değiştirilmiştir. Dolayısıyla gerçek zamânda 2011 yılında değiliz. Kaç yılındayız meçhul, aslında meçhul değil, fakat bunu sadece Vatikan biliyor… Takvim konusu karmaşık sadece Hicri-Rumi-Şemsi-Kameri ile Milâdi arasındaki farktan bahsetmiyorum.

”Kayıp Zamân”…
Ortaçağ’da Avrupa’da devletler, küçük kent devletleri, derebeylikleri arasında dahi takvim ve tarih uyuşmazlığı vardı. İslâm âleminde kullanılan takvim zaten başka. Çin’deki takvim bambaşka… Ki Çin’deki takvim sistemi halen farklıdır esasında. Malûm, Yahudiler’in takvim sistemi ve yeni yılları da farklıdır.

Bugün uluslararası sistemde kullandığımız ise Gregoryen Takvimi’dir. Dönemin Avrupa’sında kentler arasında bile ay-gün ve hatta yıl farklılıkları olunca Vatikan, Gregory XIII döneminde takvim sistemini tekrar düzenleyip bir nevii sıfırlama yaptı. Görünen 4-5 Ekim 1582′den 15 Ekim 1582′ye geçildiği ve ”Kayıp Zamân”ın 10-11 gün olduğu fakat gerçek bu kadar değil.

Aslında, olayı karmaşık ve bilinmez hâle getiren faktör başka…

Çünkü, bu gayr-i resmi Vatikan Konsili, görünen maksatı takvimi düzenlemenin dışında İznik Konsili gibi bir amaç taşımaktaydı. Nasıl ki M.S. 325′te İznik’te resmi İncil oluştururken Matta, Markos, Luka ve Yuhanna İncilleri dışında Kanonik (*) sayılmayan diğer Apokrif diye damgalanan İnciller’in yokedilmesine karar verilmiştir. Fakat bu yoketme işleminin pek de başarılı olmadığını bugün Gnostik-Ezoterik denilen Nag Hammadi Kütüphanesi (**) bulunmuş olması sayesinde biliyoruz. Barnabas İncili de hâkeza… Başka bir fasıl olsa da Kumran Yazmaları da tabii ki…

Takvime dönersek… Roma’dan M.Ö. 46′dan Jül Sezar’dan kalma Jülyen Takvimi, başta düzgün uygulanmadığı gibi hemen arkasından gelen Augustus döneminde de bozulmuştu. İmparator Augustus’un kendi adını takvime sokması Ağustos’u 31 gün yapması, artık yıl hesaplarının değişmesi vs vs vs…

Dolayısıyla, yılbaşının Mart ayında olduğu Jülyen Takvimi’nin Gregoryen Takvimi’ne dönüştürüldüğü güne gelene dek her sene 1′er günlük hata olduğunu varsaysak bile…

46+1582= 1628 gün, bu da 4 yıl 168 gün eder…

Buna Jülyen Takvimi’nin bozulmamış halinin dahi dünyanın dönüşüyle 128 yılda 1 gün kayma yaptığını ilave ediniz.

1628/128=12,7

1628+12,7= 1640,7 yani 4 yıl 180,7 gün…

Bu basit hesapla bile ”Kayıp Zamân”ın Vatikan’ın söylediği gibi
10 günden kat be kat fazla olduğu ve dolayısıyla bugünün gerçek tarihinin 1 aralık 2011 olmadığı ortaya çıkacaktır…

En iyi olasılıkla Mayıs 2005′e döndük…

Şimdi, gelelim gerçekte neden Jülyen’den Gregoryen’e geçildiğine…

Nostradamus!

Nostradamus, bizde bazılarının sanıldığı gibi falcı, uydurmacı, boş, modern ticaret hârikası filan değildir.

Hekim, eczacı ve Veba Salgınını bitiren adamdır.

Yahudi’dir ve Kabala’yı, Okült İlimleri, simyayı gayet iyi bilir.

Vatikan, hayattayken yoketmeye çalışmıştır; Vatikan’ın yasakladığı Gnostik ve Ezoterik kimi yazmaların da bulunduğu söylenen kütüphanesinde çıkan şüpheli bir yangından zor kurtulmuştur.

Kehanetlerini şifreli bir dille yazması ve halen kısım kısım çözülememesi, yorumlanmaya çalışılması bu yüzdendir. Bugün kullanılmayan bir Fransızca ile Latince, İbranice, İspanyolca’yı karıştırarak ve bazı kelimeleri tersten, bazılarını harf eksiltmesiyle Akrostiş gibi kullanarak metinlerini şifrelemiş, mitlere ve astrolojiye göndermeler yapmış simgeler kullanmış ve bu sayede Vatikan’ın hışmından kaçmaya çalışmış; Papa III. Paulus tarafından 1542′de kurulan Roma Engizisyon’da yargılanmaktan kurtulmuştur.

Tabii, bunda Veba Salgınını mucizevi bir tedaviyle durdurmasının kendisine sağladığı dokunulmazlığın da faydası olmuştur.

Yaptığını iddia ettiği zaman makinesi gerçek miydi bilemiyoruz fakat bu alet günün birinde doğrulanırsa, o vakit Nostradamus bambaşka bir kimlik kazanacaktır.

Nostradamus’un tarihlenmiş kehânetleri o yaşarken çıkmaya başlamış ve büyük bir hayret uyandırmış, Vatikan’ı da korkutmuştur.

İlk bölümü burada kesmeden önce…

Gregoryen Takvimi’nin 1582′de kabul edildiğini ve Nostradamus’un 1566′da öldüğünü hatırlatayım…

Gelecek bölümlerde, İstanbul depreminden, Marduk’dan ve Marduk’un geldiğinin resmi âlametlerinden bahsedeceğim.

(*) Kanonik, Vatikan tarafından ekümenik konseyler-Konsiller tarafından kabul edilmiş dini kural ve kanunlara uygun, doğruluğu kabul görmüş İnciller; Akoprif ise Vatikan tarafından reddedilmiş, yasaklanmış ve imhâ edilmiş İnciller için kullanılmıştır…

(**) Mısır’da iki kardeş tarafından 1945 yılında Nag Hammadi yakınlarında bulunan 12 kitaptır. İçinde Koptik dilinde yani, yunan alfabesi ile yazılmış geç mısır dilinde Tomas’ın İncili de vardır. “Bunlar yaşayan İsa’nın söylediği ve ikiz Yahuda Tomas’ın yazdığı kelimelerdir” orjinali Grekçe’dir Nag Hammadi’de bulunan çeviridir ama tamamıdır. Tomas tabii ki takma bir addır ve Aziz Petrus olduğu tahmin edilmektedir.

Basit mânaları ile…
Gnostizm: Sezgi ve tefekkür ile edinilen Gizli Bilgi, bunlara inanma.

Ezoterik: Gerekçe “iç, içsel” anlamındaki “esoterikos” sözcüğünden ya da “görüyorum, içsel olan, gizli olan” anlamlarına gelen “eisotheo”dan gelir. Derin bilgilerin ve sırların gizlenerek, bir üstad tarafından sadece öğrencilerine öğretilmesidir.

Hiç yorum yok: